
Liyuan Kütüphanesi
Li Xiadong Atelier

Tasarım denilen şey, sanıldığın aksine gökten önce zihne sonra kağıda sonra da ortaya düşen bir şey değildir. Onun neye benzeyeceğini kurgulayan, dünyada fikren geçirdiği süreçtir. O süreç içerisinde üzerine sorulan sorularla bir şeye dönüştükçe dönüşür, fikren demlendikçe demlenir. Bir tasarımda esas olan ona sorulan sorulara cevap vermesi değil, o soruları son halinde dahi hatırlatması, onlarla nasıl bir mücadeleye girdiğini göstermesi ve üzerine yeni soruları doğurmasıdır.

Sorun kelimesinin gelişim aşamasına bakıldığında soru kelimesinden türediği görülür ve bu bir tesadüf değildir. Sorunları anlamak için onlara sorular sorulur. Mimarlığın tasarım ile kurduğu ilişkide en ön plana çıkan soru(n) kaynağı ise yerdir. Yer hem sorunları hem de soruları sunarken, çözümden çok kendisini daha anlamlı kılacak soruları bekler. Yapılan eylemle tanımlanan mekan ise, ona sorulan her soru ile daha da farklılaşma potansiyeli taşır.

Kütüphane denilince akla hep aynı gergin sessizliğin hakim olduğu büyük salonlar gelir. Kitaplarla kurulan mesafeli bir ilişki ve o ilişkinin çıt çıkarmaktan korkan tavrı kütüphane tasarımlarına yansır. Çünkü kütüphane tasarımlarında sessizliğin mekanı nasıl kurulur sorusu pek sorulmaz. Bir kütüphanenin kaç kitap barındıracağı hesaplanırken onun ne kadar sessiz bir yer olacağına, bu sessizliğin nasıl bir mekan kuracağına dair kimse dert etmez. Bu yüzdendir ki, kütüphane duvarlarında sonradan eklenen, sessizliği işaret eden bir yığın uyarı tabelaları ve onlara eşlik eden kütüphane görevlileri bulunur. Kütüphanelerde tepeden gelen hep bir “sessiz ol” uyarısı vardır. Oysa ki, bir mekan salt kendi başına bir tasarım girdisi olarak sessizlik ve sakinliği kullanabilir tıpkı Li Xiaodong Atelier mimarlarının Çin’in Beijing kentine yakın Huairou kasabasında yer alan Liyuan Kütüphanesinde yapmış oldukları gibi. Burada mimarlar sanki içerik olarak sayısız kitabın yanında bir kütüphane, kitap okunan bir yer olarak neyi sunmalı sorusunun üzerine gidiyorlar. Sessiz, sakin, ev rahatlığında kitap okunan bir kamusal mekan kurgusu bu şekilde ortaya çıkıyor. Kütüphanenin içeride yarattığı sessiz, sakin dünya dışarıdaki sessiz sakin dünya ile örtüşüyor. Çevrede yetişen ağaçların cephede kullanılması ise, bu sessiz sakin dünyanın kendisini sessiz sakin gösterme biçimi oluyor.

Görünüşler
Sessizlik, başkası “ses yapma” dediğinde ayrı, içeriden geldiğinde ayrı anlamlar taşır. Birinde bir otorite istediği için susma ve o sırada gergin bir biçimde bekleme hali varken; diğerinde onca gürültünün içinde o gürültüye dahil olmama arzusu vardır. Mimarlık tasarım sırasında sorduğu sorular, çizdiği çizgilerle yalnızca sesi değil, sessizliği de kurar, tıpkı bu projede olduğu gibi.
Yorumlayan: Pelin Çetken
Kaynak:
www.designboom.com
Resim Galerisi:

Sorun kelimesinin gelişim aşamasına bakıldığında soru kelimesinden türediği görülür ve bu bir tesadüf değildir. Sorunları anlamak için onlara sorular sorulur. Mimarlığın tasarım ile kurduğu ilişkide en ön plana çıkan soru(n) kaynağı ise yerdir. Yer hem sorunları hem de soruları sunarken, çözümden çok kendisini daha anlamlı kılacak soruları bekler. Yapılan eylemle tanımlanan mekan ise, ona sorulan her soru ile daha da farklılaşma potansiyeli taşır.

Kütüphane denilince akla hep aynı gergin sessizliğin hakim olduğu büyük salonlar gelir. Kitaplarla kurulan mesafeli bir ilişki ve o ilişkinin çıt çıkarmaktan korkan tavrı kütüphane tasarımlarına yansır. Çünkü kütüphane tasarımlarında sessizliğin mekanı nasıl kurulur sorusu pek sorulmaz. Bir kütüphanenin kaç kitap barındıracağı hesaplanırken onun ne kadar sessiz bir yer olacağına, bu sessizliğin nasıl bir mekan kuracağına dair kimse dert etmez. Bu yüzdendir ki, kütüphane duvarlarında sonradan eklenen, sessizliği işaret eden bir yığın uyarı tabelaları ve onlara eşlik eden kütüphane görevlileri bulunur. Kütüphanelerde tepeden gelen hep bir “sessiz ol” uyarısı vardır. Oysa ki, bir mekan salt kendi başına bir tasarım girdisi olarak sessizlik ve sakinliği kullanabilir tıpkı Li Xiaodong Atelier mimarlarının Çin’in Beijing kentine yakın Huairou kasabasında yer alan Liyuan Kütüphanesinde yapmış oldukları gibi. Burada mimarlar sanki içerik olarak sayısız kitabın yanında bir kütüphane, kitap okunan bir yer olarak neyi sunmalı sorusunun üzerine gidiyorlar. Sessiz, sakin, ev rahatlığında kitap okunan bir kamusal mekan kurgusu bu şekilde ortaya çıkıyor. Kütüphanenin içeride yarattığı sessiz, sakin dünya dışarıdaki sessiz sakin dünya ile örtüşüyor. Çevrede yetişen ağaçların cephede kullanılması ise, bu sessiz sakin dünyanın kendisini sessiz sakin gösterme biçimi oluyor.

Görünüşler
Sessizlik, başkası “ses yapma” dediğinde ayrı, içeriden geldiğinde ayrı anlamlar taşır. Birinde bir otorite istediği için susma ve o sırada gergin bir biçimde bekleme hali varken; diğerinde onca gürültünün içinde o gürültüye dahil olmama arzusu vardır. Mimarlık tasarım sırasında sorduğu sorular, çizdiği çizgilerle yalnızca sesi değil, sessizliği de kurar, tıpkı bu projede olduğu gibi.
Yorumlayan: Pelin Çetken
Kaynak:
www.designboom.com
Resim Galerisi:



