Sahte Konut

Aristide Antonas

Hikaye kurmak, bir tasarımı o hikayeye dayandırarak şekillendirmek, geride kalan herkesi bu hikayeye inandırmak, aslında mimarlar hep bunu yaparlar. Hikayeler yalnızca kelimelerle ifade edilerek kurulmaz, bazen bir oturma odasının tefrişinin farklılığı bile bambaşka bir hikaye anlatabilir. Önemli olan, o hikayeyi zenginleştirecek, ilginç kılacak bir anlatıcı olabilmek, geride kalan herkesi o hikayenin parçası yapabilmektir.



Kentte, zaman zaman parçası olunan zaman zamansa parçası olunamayan bir sürü kimse tarafından anlatılan bir sürü hikayenin içinde bir koşuşturmanın içindeyken, kimse nerede ne hikaye var, benim hikayem bu muydu diye sorgulamaz. Sorgulamadan gece gündüze, gündüz geceye kavuşur, zaman geçtikçe, şekillenen çevreye, başına gelen olaylara tepki göstermeyen bireylere dönüşülür.



Mimar Aristide Antonas “sahte konut ” projesiyle, mimarlığın hikaye kurma gücüyle, bu sorgulamadan geçip gitme, kabullenme, boyun eğme hallerine değinmek için bir hikaye yazıyor. Aslında bir yalan söylüyor, delinin biri olarak, kuyuya taş atıyor ve taşı çıkaracak akıllıları arıyor.



2005 yılında Yunanistan, Kalamaki’de ahşap bir çatkının kurulması ile “yalandan bir konut uydurma” proje fikri ile hareket eden Antonas, herkesi kandıran sahte bir konut hikayesi oluşturuyor. Bitmek bilmeyen bir inşaatmış gibi davranan ama yerin altında kurgulanan bir hayatın maskesi olan bir tasarım böyle böyle var oluyor. Dışarıdan bakılınca, başlanıp da bitirilememiş, unutulmuş, para yetmediği için yarım bırakılmış bir iş gibi duran şeyin aslında bir yanılsama, bir sanma ve kanmanın eşiği olabileceği kimsenin aklına gelmiyor. “Gibi” edatıyla gerçekle dalgasını geçen bir hikaye kurguluyor Antonas.



Beton dökmek için kurgulanmış bir çatkı, her an her yerde herkesin karşısına çıkabilecek bir yığın, bu konutun “gibi” edatıyla var olmasını sağlıyor. Bu ahşap çatkı onun maskesi, yeryüzünde kendini ifade ediş şekli oluyor. İçine girildiğinde ise herkesin baktığı ama göremediği olunuyor. Sıradan bir ahşap çatkı ile yerin altında kurgulanan bir yaşam, sıra dışı hale geliyor. Photoshop mimarisi ile bu durum desteklenince ortaya eğlenceli bir proje çıkıyor.



Mimarlığın en sıradan bileşenleriyle sıra dışı bir hikayenin nasıl kurgulandığı görülüyor bu konut hikayesinde. Ortada olan ama kimsenin fark etmediği bir proje olan “sahte konut” hikayelerin nasıl değişken olabileceğinin göstergesi oluyor. Bu projede de görülüyor ki mimarlığın gücü ile her türlü hikaye yaratılabiliyor, her türlü sanış, kanış yaşanabiliyor. Bu kadar güçlü bir şeyin kentte başka kim bilir ne gibi sanışlar ve kanışlar yarattığını düşünmeden edemiyor insan. Bu projenin varlığı mimarlığın ürettiklerini sorgulamak açısından iyi bir araç oluyor.

Derleyen: Pelin Çetken

Kaynak:
www.aristideantonas.com

Resim Galerisi: