İnek Ahırı

Local Mimarlık

Mimarlık sadece kentlerde dönen bir şey midir? Kentin tasarımı mühimdir, kentin silueti mühimdir, kentin imajı mühimdir ve daha birçok mühim şeyiyle kent sürekli bir beklenti içindedir. Mimarlık kent için artık, onu daha cilalı gösterme araçlarından biridir sanki. Cilanın dozu ne kadar artarsa, kent o kadar parlar, “dünya kenti” olmak denilen zirvede, güneşle yarışırcasına ışıldar?



Aynı şeyler farklı isimlerde de üretilse, üretim esastır kentte, en az tüketim kadar. Mimarlık bu noktada sadece onu mutlu edebilmekle görevlidir. Bir noktada oldukça yoğunlaşmış iş, insan ve imkan örüntüsünü, onların yaşamını planlamak, o örüntülerin geçeceği mekanları kurgulamak gerekir, mimarlık çoğu zaman da zaten bunun içindir. Toplu konutlar, oteller, iş, alışveriş, kültür gibi her türlü merkezler “kent içi üretim ltd. şti. a.ş.” nin birer ürünüdür. Bu noktada bir köyün, kasabanın mimarlığa olan gereksinimi kent olma ihtimali ne kadar düşükse o kadar önemsizleşir. Çünkü onlar dışarıdadır, dışındadır tüm masalların ve cilaların. Köyün mimarı olmak ancak orası bir tatil köyü ise güzel bir sıfat tamlamasıdır, diğer durumlarda nedense anlamsızlaşır, köyün delisi olmak ile eş değere ulaşır.



Kent, mimarlığı kendi için çalışan bir işçi yerine koyarken arada işten kaytaranlar, kent içi üretimlerle değil de kent dışında neler oluyor ile ilgilenenler biraz geç (Geç çünkü başka hikayelerin de olduğunu görebilmek başkaları için de zaman alan bir şeydir.) de olsa fark edilir. Sadece çalıştığı coğrafi alanı bile değiştirmek uygulanan mimarlığı değiştirirken, tasalandığı konuları değiştirmek mimarlığı başkalaştırır. Kent içi üretilen bir nesne olmaktan başka boyutlara taşır.



Mesela hayvanlar için mimarlık yapmak, insanlık için yapılan o “yüce” tasarımların biraz ötesine gitmek, o başka boyutlardan biri olarak karşımıza çıkar. Mimarın at, inek koyun için tasalanıp, kırsalda kalana, hikayelerin dışında kalanlara bir şeyler tasarlaması sürekli aynı şeyi çizen çizim programlarının dahi hoşuna gider.



İsviçreli Local Mimarlık ekibi hayvanlar için mimarlık yapma üzerine tıpkı 70F Mimarlık ekibi gibi farklı bir tasa alanı ile karşımıza çıkıyor. İsviçre, Lignieres’te 30 inek için tasarlanan ahşap strüktürlü, bu inek ahırı, ineklerin de konaklama, yeme, içme gibi eylemlerini gerçekleştirebilecekleri bir yapı oluyor. İçinden ineklerin ve insanların birlikte geçtiği bir hikaye zenginliğiyle kentteki toplu konutlara dil çıkararak, nanik yapıyor.



Dışarıda kalan durumları fark edip, onlara yorumda bulunması, mimarlığı gitgide köleleştiği sistemlerin dışında ayakta tutan, nanik yapan bir şeye dönüştürüyor. Kendine de dışarıdan bakabilme gücünü verirken, onun da dışarıda kalabilmesini sağlıyor. “Dış mimar” denilen şey de nihayetinde böylece var olacak gibi gözüküyor. İç mimar mısın, yoksa dış mı, sorusu da günün birinde tüm çıldırtıcılığını bir yana koyup, sevinçle “dış” olarak da cevaplanacağa benziyor.



Derleyen: Pelin Çetken

Kaynaklar:
www.architecturelab.com
www.localarchitecture.ch