Dışarıda Park Yeri Tasarlama Üzerine Bir Yarışma

Kentte arabasıyla bir yerlere gidip gelen insanlar en çok park yeri bulmakta zorlanırlar; öyle ki, bu durum trafikte sıkışıp, beklemekten daha çok etkiler onları. Arabasını park edeceği yeri, gideceği yere göre seçmekten çok; gideceği yeri, arabasını park edeceği yere göre seçer insanlar. Doluluklarının boşluklarını günden güne azalttığı, o boşlukların da niteliğinin günden güne zorladığı kent, İstanbul’da gündelik hayat, dizi-filmlerde sunulandan çok daha zorlu geçer.

Locker; Javier Medina
Park etme sorunu aslında biraz delirmiş her kentte bulunur. Çünkü duran bir şey için boşluklarında yer ayırmak bir kent için fazla lüks kaçar. Kent, kentteki tüm nesne ve öznelerinin kendisiyle birlikte hareket etmesini ister, onların ancak böyle anlamlı olabileceğini düşünür.

Ferris Wheel; Benet Dalmau, Saida Dalmau, Jordi Huguet, Anna Julibert, Carmen Vilar
Duran bir şey için yer ayırma ama ki dışarıda nitelikli bir yer ayırma işi ile delirmiş bir kent uğraşmak istemez. Böyle böyle sokaktan, kaldırımdan yer çalarak, bol bol park cezası paraları ödeyerek, hatta eski binaları yakarak, onlardan kalan yanık yerlerle kendilerine park yerleri yaratır insanlar. Yığınla insan, yığınla arabasıyla trafikte hareket ederlerken dahi gayet net bir sorun kurgularken, bir de durduklarında bu yığınların nereye konacakları ayrı bir sıkıntı olur, birçok açıdan sınıra dayanmış bu kentlerde. Çeşitli binalarla cevap vermeye çalışsa da bu park yeri sıkıntısına kent, bu binalar, koca kütleler oldukları için her daim “bir sokak arasına park etmenin” verdiği pratiklikte cevap veremezler. Dışarıdan bir yer kapabilmek gerekir böyle zamanlarda.

Ama dışarıdan yer kapabilmek, öyle kolayca olmaz. Çünkü özellikle sınıra dayanmış delirmiş kentlerde yer denilen şey çok değerli olur. Her metrekaresi başka bir anlam taşır, bu anlamlar da para ile eşitlik bulur. Tüm o karmaşanın içinde bir yere sahip olmak, onun koşuşturmasını bir anlığına da olsa durdurabilme gücüne sahip olmak anlamına gelir. Delirmiş, sıkış tıkış bir kentte dışarıda park yeri bulma, yaratma eylemleri kentle aynı miktarda delirmeyi öğretir insanlara.

Urban Circus; Mauricio Gomez Rimagot
Kentlerle aynı miktarda deliren insanların katıldığı yarışma olan, Nissan firmasının designboom.com sitesiyle birlikte düzenlediği “Dışarıda Park Etmeyi Düşün” yarışması, kentlerdeki tüm bu park yeri sorunlarına dair açık alanda ne gibi çözümler üretilebileceğini düşündürüyor katılımcılarına. Yarışmaya katılan projelerdeki önerilere bakıldığında hep bir cinlik, bir hınzırlık, bir ironi seziliyor öncelikle.

90 Degrees; Helena Bueno, Baita Design, Qlimbing; Jantzen Andreas
Projeler arasında lunapark edasında arabaların dönme dolaplara yerleştirildiği, kent semalarında balonlarla uçurulduğu, bir dolaba kilitli bir şekilde bırakıldığı, kentteki binaların yüzeylerine yerleştirildiği, kentin çeşitli noktalarına gizlendiği birçok proje dikkat çekiyor. Gerçekleştirilebilen değil, bu sorunu, yarattığı proje önerisiyle eğlenceli bir dille ortaya koyan, bu sorun üzerine düşündüren bu projeler dijital ortamın da verdiği destekle şekilde şekle giriyor, kentlerin deliliğine karşı delice çözümler olarak var oluyorlar.

Sky Park; Mark Warren
Bazen belki de kentle aynı anda aynı oranda delirmek gerekiyor, bazı sorunlara dikkat çekerek daha eğlenceli kentler yaratabilmek için, biraz ona, onun dilinden konuşmak, birer doz onun deliliğine bulaşmak gerekiyor. Deli kentlerde yaşam ancak biraz delirerek dönüyor.

Look Up; Mark Warren
Derleyen: Pelin Çetken
Kaynak:
www.designboom.com

Locker; Javier Medina
Park etme sorunu aslında biraz delirmiş her kentte bulunur. Çünkü duran bir şey için boşluklarında yer ayırmak bir kent için fazla lüks kaçar. Kent, kentteki tüm nesne ve öznelerinin kendisiyle birlikte hareket etmesini ister, onların ancak böyle anlamlı olabileceğini düşünür.

Ferris Wheel; Benet Dalmau, Saida Dalmau, Jordi Huguet, Anna Julibert, Carmen Vilar
Duran bir şey için yer ayırma ama ki dışarıda nitelikli bir yer ayırma işi ile delirmiş bir kent uğraşmak istemez. Böyle böyle sokaktan, kaldırımdan yer çalarak, bol bol park cezası paraları ödeyerek, hatta eski binaları yakarak, onlardan kalan yanık yerlerle kendilerine park yerleri yaratır insanlar. Yığınla insan, yığınla arabasıyla trafikte hareket ederlerken dahi gayet net bir sorun kurgularken, bir de durduklarında bu yığınların nereye konacakları ayrı bir sıkıntı olur, birçok açıdan sınıra dayanmış bu kentlerde. Çeşitli binalarla cevap vermeye çalışsa da bu park yeri sıkıntısına kent, bu binalar, koca kütleler oldukları için her daim “bir sokak arasına park etmenin” verdiği pratiklikte cevap veremezler. Dışarıdan bir yer kapabilmek gerekir böyle zamanlarda.

Ama dışarıdan yer kapabilmek, öyle kolayca olmaz. Çünkü özellikle sınıra dayanmış delirmiş kentlerde yer denilen şey çok değerli olur. Her metrekaresi başka bir anlam taşır, bu anlamlar da para ile eşitlik bulur. Tüm o karmaşanın içinde bir yere sahip olmak, onun koşuşturmasını bir anlığına da olsa durdurabilme gücüne sahip olmak anlamına gelir. Delirmiş, sıkış tıkış bir kentte dışarıda park yeri bulma, yaratma eylemleri kentle aynı miktarda delirmeyi öğretir insanlara.

Urban Circus; Mauricio Gomez Rimagot
Kentlerle aynı miktarda deliren insanların katıldığı yarışma olan, Nissan firmasının designboom.com sitesiyle birlikte düzenlediği “Dışarıda Park Etmeyi Düşün” yarışması, kentlerdeki tüm bu park yeri sorunlarına dair açık alanda ne gibi çözümler üretilebileceğini düşündürüyor katılımcılarına. Yarışmaya katılan projelerdeki önerilere bakıldığında hep bir cinlik, bir hınzırlık, bir ironi seziliyor öncelikle.

90 Degrees; Helena Bueno, Baita Design, Qlimbing; Jantzen Andreas
Projeler arasında lunapark edasında arabaların dönme dolaplara yerleştirildiği, kent semalarında balonlarla uçurulduğu, bir dolaba kilitli bir şekilde bırakıldığı, kentteki binaların yüzeylerine yerleştirildiği, kentin çeşitli noktalarına gizlendiği birçok proje dikkat çekiyor. Gerçekleştirilebilen değil, bu sorunu, yarattığı proje önerisiyle eğlenceli bir dille ortaya koyan, bu sorun üzerine düşündüren bu projeler dijital ortamın da verdiği destekle şekilde şekle giriyor, kentlerin deliliğine karşı delice çözümler olarak var oluyorlar.

Sky Park; Mark Warren
Bazen belki de kentle aynı anda aynı oranda delirmek gerekiyor, bazı sorunlara dikkat çekerek daha eğlenceli kentler yaratabilmek için, biraz ona, onun dilinden konuşmak, birer doz onun deliliğine bulaşmak gerekiyor. Deli kentlerde yaşam ancak biraz delirerek dönüyor.

Look Up; Mark Warren
Derleyen: Pelin Çetken
Kaynak:
www.designboom.com



