Sanatçı Bang-Yao Liu

Plastik Kent

Bang-Yao Liu

Italo Calvino, Görünmez Kentler adlı kitabında, “Kentler de düşüncenin ya da rastlantının eseri olduklarını sanırlar hep, ama ne biri ne öteki ayakta tutmaya yeter onların surlarını. Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi ya da yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır” der. Aslında bir kentte bir kimsenin zaman geçirirken yaptığı da bundan ibarettir. Kişi kente yaşayabilmek adına sorular sorar, kent onu bazen yanıtlar, bazen yanıtlamaz, kişi cevabını kendi başına kentinde arar. Kentler böylelikle hayatın soru-cevap sürecinin geçtiği yerler olur. Bir kenti, fiziksel çevresinden çok ona sorulan soruları ve alınan cevapları var eder. Bu noktada mimar ve şehir planlamacısı gibi kimseler bu hikayenin biraz dışında kalır, onların işi, bu soru-cevap oyununda sanki bir yerinden dahil olabilme çabasıdır, bazıları olur, bazıları olamaz.



Hiç bilinmeyen bir kente ilk gelindiği zaman yaşanan o karmaşık ruh halinin sebebi de sanki biraz bu soru-cevap oyununa neresinden dahil olunacağının bilinememesidir. Çünkü bir kimsenin bir kente aidiyet duygusunu yaratan şey, tam da bu soru-cevap sürecidir. Soru sorulabildiği yere kişi kendini bağlar, sanki soruların cevabını bekleme ya da arama yerini bulma hali kişiye “ben buralıyım” dedirtir.



Sanatçı Bang-Yao Liu da “Plastik Kent” çalışmasında, Şanghay’ı kendi gözünden görüşünü yansıtıyor. Kentin yabancısı olan Liu’nun ona sorduğu sorular ve cevaplar birbirinin içine geçiyor, bir yabancının bir kenti renkli bir biçimde ifadesine sebep oluyor. Şanghay’ı sıradan, gündelik hayatın içinde her zaman kullanılan nesnelerle ifade etme yolunu seçen Liu, Şanghay’ın marketlerinden topladığı plastik kaplardan, o kenti kendi gözünden anlatan bir kent kuruyor. Liu burada kentteki soru-cevap oyununa bu şekilde dahil oluyor. O kentin ona fısıldadığı cevaplardan bu plastik hal çıkıyor.



Liu’nun burada yaptığı bu çalışma ile kişi bir kere daha herkesin kentinin fiziksel çevrenin ötesinde olduğunu fark ediyor. Calvino’nun (2002) “Kentler takas yerleridir, tıpkı bütün ekonomi tarihi kitaplarının anlattığı gibi, ama bu değiş-tokuşlar yalnızca ticari takaslar değil; kelime, arzu ve anı değiş-tokuşlarıdır” sözü burada daha da anlam kazanıyor. Herkesin kentte yaşadığı kelime, arzu ve anı değiş-tokuşları bu kadar farklıyken, yalnızca tek bir kent imgesi vardır, demek anlamsızlaşıyor. Herkesin sorduğu sorular ve aldığı cevaplar kadar kenti oluşuyor. Bir kentin içinde kelimeler, arzular ve anılar herkeste başka türlü birikirken, tek bir Şanghay’ın ya da tek bir İstanbul’un varlığından bahsetmek imkansızlaşıyor.

Derleyen: Pelin Çetken

Kaynaklar:
Calvino, İ., 2002, Görünmez Kentler, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2002, s: 13, 40
www.designboom.com
www.mimarizm.com